AK Parti'de neler oluyor? Erdoğan kameraların önüne çıktı ve açık açık konuştu. Ya sev ya terket sözüne de yanıt verdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan MYK toplantısı ardından yaptığı basın açıklamasında Dengir Mir Mehmet Fırat'ın istifasıyla ilgili konuştu. "Sağlık benim için her şeyden önemli" dedi.
Erdoğan Fırat'ın sağlık sorunlarını kendisine daha önce ilettiğini söyledi ve "Ben de sağlık her şeyden önce gelir dedim. Ve bunu anlaşıyla karşıladım. Özellikle bu 6 yıllık süre içinde MYK'da yoğun bir çalışma içinde, gerek genel başkan yardımcığı gerekse diğer konularda çalıştık. Bundan sonra her zaman milletvekili olarak da bilgi ve deneyimlerinden yararlanacağız" dedi.
DİYARBAKIR KONUŞMASININ ETKİSİ YOK
Diyarbakır'daki konuşmasının Fırat'ın istifasına neden olmadığını söyleyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Diyarbakır'daki konuşmamın etkisi yok. Bakın, biz her konuyu müzakere ederiz her hafta. Diğer partilerden farkımız budur. Müzakere ederiz ama vardığımız kararı savunuruz."
Fırat'ın istifasının Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddialarıyla ilişkili olup olmadığı yönündeki bir soruya da Erdoğan "bu konuyla yakından uzaktan hiçbir alakası yok. Ben başınadan beri mesai arkadaşıma güveniyorum, inanıyorum. Kılıçdaroğlu önce çocuklarının sigorta konuların çözsün... " dedi.
BEN YA SEV YA TERK ET DEMEDİM
Gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan "Benim ağzımdan 'ya sev ya terk' diye bir ifade ne Van'da, ne Hakkari'de, ne de başka bir yerde duydunuz mu? 'Ya sev ya terk et' ifadesi bana ait değildir. Onun patendi başkaların aittir. Benim dediğim şudur. Lazıyla, Çerkeziyle, Kürdüyle, Türküyle hepimiz kimliğimizle onur duyarız. Ancak ben birinin etnik kimliğiyle bir başkasına üstünlük kurmasına karşıyım" dedi.
Her zaman üst kimlik olarak Türk vatandaşlığını işaret ettiğini söyleyen Erdoğan sözlerini şöyle devam ettirdi:
"Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz. Ben 'buna karşı olanlar sevdikleri yere gitsinler. Kendileri için başka bayrak arayışına girsinler' diyorum. Bunun dışında başka bir şey söylemedim"
DENİZ FENERİ'YLE ALAKAMIZ YOK
Erdoğan Deniz Feneri davasıyla ilgili de şunları söyledi:
"Deniz Feneri davasıyla benim partimin yakından uzaktan alakası olamaz. Hiçbir siyasi partinin para hareketler bu kadar şeffaf bir şekilde sitesinde yayınlamış değildir. Bunların hepsi partime çamur atıp da burada bir leke kurabilir miyiz gayreti içinde olanların art niyetleridir. Partimin ak yapısına kimse kara çalamayacaktır.
Sitemizde ki linkleri yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir! Sizde hemen Kayıt olun veya kayıtlıysanız hesabınıza Giriş yapın!
_________________ ''Körler elele tutuşsalar da, sonu ya bir uçurum, ya da bir çukurdur.”
Ahlaksız abi 14 yaşındaki kızı kaçırdı. Kaçırdığı kızın abisine 13 yaşındaki kardeşini önerdi.
Denizli'de kızkardeşini kaçıranların berdel isteğini kabul etmeyen bir genç, bacağından vuruldu.
14 YAŞINDAKİ KIZ KAÇIRILDI
Merkeze bağlı Gümüşler beldesinde ikamet eden 14 yaşındaki S.N, Metin V. tarafından yaklaşık 25 gün önce evinden kaçırıldı. Bunun üzerine ağabeyi Murat Dilek, karakola giderek şikayetçi oldu. Bir süre sonra zanlı Metin V., numarasını gizleyerek Dilek'e telefon etti ve şikayetini geri almasını istedi. Olumsuz cevap alınca berdel teklif etti. Evli olan Dilek, bunu da kabul etmeyince Metin V. tarafından bacağından vurulduğunu öne sürdü.
13 YAŞINDAKİ KIZLA BERDEL TEKLİFİ
Metin V. ile tanışmalarını anlatan Murat Dilek, iki yıl önce bir iş kazasında yaralanınca bacağının tedavisi için hastaneye yattığını, aynı odada Metin V.'nin akrabasının da bulunduğunu, onunla o şekilde tanıştıklarını anlattı. Dilek, "Kızkardeşimi zorla kaçırdılar. 25 gündür haber alamıyoruz. Ölü mü diri mi bilmiyorum. Berdel usulünü kabul etmediğim ve şikayetimi geri almadığım için bacağımdan vurdular. Berdeli, evli olduğum için kabul etmedim. Bana vermek istedikleri kız da 13 yaşında. Kabul etsem zaten ırza geçmekten suçlu olacaktım." dedi.
KIZI EVDEN ZORLA KAÇIRMIŞLAR
S.N.'nin annesi Mahimünire N. (53) ise kızının, çöp atmak için dışarıya çıktığı sırada kaçırıldığını söyledi: "Kızımı arka kapıdan kaçırmışlar. Evin kapısını da içeriden kilitlemişler. Sonra ağabeyleri eve geldi. S.'nin evde olmadığını söylediler. O günden bu yana kızımı göremiyorum."
Mahimünire N., 33 yıl önce seyyar satıcılık yapan Mehmet Dilek (7 ile dinî nikahla evlenmiş. Bu evlilikten doğan oğulları Murat Dilek (25) ve Duran Dilek (23) babanın, S.N. ise annenin nüfusuna geçirilmiş. Emniyetin olayla ilgili soruşturması sürüyor.
Sitemizde ki linkleri yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir! Sizde hemen Kayıt olun veya kayıtlıysanız hesabınıza Giriş yapın!
_________________ ''Körler elele tutuşsalar da, sonu ya bir uçurum, ya da bir çukurdur.”
Rekabet ADSL ücretlerini yeni aboneler için 9.99 TL'ye kadar düşürdü ama tarifeler istenen düzeyde değiil.
İnternet hızı ve kullanılırlığında Avrupa'da son sıralarda olan Türkiye, ücrette 15,75 dolar ile dünya ikincisi. Japonya ise 0,13 dolar ile dünyanın en ucuz ülkesi.
Rekabet, her alanda olduğu gibi ADSL pazarında da ucuzluk ve kaliteyi beraberinde getirdi. Türk Telekom'un internet kolu TTNet'in tekelindeyken düşük hızlı ADSL hizmetini yüksek fiyatla almak zorunda kalan internet kullanıcıları, sektöre yeni markaların dahil olmasıyla biraz olsun rahatladı.
Avrupa Alternatif Telekomünikasyon Operatörleri Derneği’nin (ECTA) hazırladığı rapora göre, Avrupa'da her on kişiden biri yüksek hızlı internet hizmeti (10 MB üstü) alabiliyorken, Türkiye'de abonelere sunulan en yüksek hız paketi 4 MB'i geçmiyor. Avrupa'da yüzde 30'larda olan internetin yaygınlık oranı Türkiye'de sadece yüzde 6 ile sınırlı kalıyor. Hız ve internet kullanılırlığında Avrupa'da son sıralarda yer alan Türkiye, ADSL ücretlerinde ise ilk sıralarda.
Sitemizde ki linkleri yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir! Sizde hemen Kayıt olun veya kayıtlıysanız hesabınıza Giriş yapın!
_________________ ''Körler elele tutuşsalar da, sonu ya bir uçurum, ya da bir çukurdur.”
Erhan Çelik’le İskele Sancak’ta bu hafta Obamalı Amerika masaya yatırıldı.. Amerikan başkanlık seçim sonuçlarının canlı yayında analiz edildiği programda, Barac Obama’nın Türkiye ve dünyaya olası etkileri tartışıldı.
Uzman konuklar, Siyaset Bilimci Doğu Ergil, Gazeteci Yazar Aslı Aydıntaşbaş, Gazeteci Yazar Mustafa Özcan ve Suriyeli gazeteci Hüsnü Mahli canlı yayın İskele Sancak’ta sorulara cevap verdi.
KURBAN KESEN MUHTAR TELEFONLA BAĞLANDI
Program, Van'da Obama'nın başkan seçilmesinin ardından 44 kurban kesen köyün muhtarı Abulkerim Kulaz'ın telefon bağlantısı ile başladı ve neden böyle bir sevinç yaşadıklarını anlattı.
Kulaz, Obama'nın Afrika kökenli olması ve isminde Hüseyin bulunmasına çok sevindiğini söyleyerek, 'Bush'un gitmesine çok sevindim. Obama'nın kazanmasından sonra da böyle bir kurban kesme fikri ortaya çıktı. Obama'ya da mesaj yolladık. Mesajımda ona dünyaya barış getirmesini ilettim' dedi.
Gazeteci Yazar Aslı Aydıntaşbaş, muhtarın aslında tüm dünyayı temsil ettiğini ifade ettiği görüşünde, 'Herkes kendinden birşey görmüş durumda. Kendini halkın aşağısında gören kişilerin de ben de bir gün onun gibi olabilirim hissine kapıldı ve bundan mutluluk duydular' dedi.
ERDOĞAN VE OBAMA'NIN ORTAK YÖNLERİ
Mustafa Özcan, Obama'nın da Erdoğan gibi bir kriz sonrası kurtarıcı görüldüklerini için iktidara geldiklerini iddia ederek, dünyadaki yaşanan küresel krizin en çok etkilediği Amerika'nın, Bush'a karşı tepkilerini Obama'ya oy olarak yansıttıklarını söyledi.
Özcan aynı durumun 2001 krizi sonrası Türkiye'nin de tepki oylarının Erdoğan'a gittiğini ve AKP'nin iktidara geldiğini ifade etti.
YAHUDİ LOBİSİ SEÇİMİ ETKİLEDİ Mİ?
Aslı Aydıntaşbaş ve Hüseyin Mahli, seçimlerde yahudilerin seçimlerde etkisi konusunda görüş ayrılığına düştüler.
Aydıtaşbaş, lobinin seçimlere etksinin olmadığını, lobinin Obama'yı istememesine rağmen seçildiğini söylerken, Mahli tam tersi fikir ortaya attı. Mahli, birebir etkili olduğunu savunurken, bunu da Obama'nın ekibindeki 4 kişinin yahudi lobisinin adamlarını olduğunu hatta Beyaz Saray genel sekreteliğine atanacak kişinin ileriki dönemlerde yapacağı işler ve söylemleriyle açık bir şekilde belli edeceğini söyledi.
OBAMA'NIN YARDIMCISI KÜRT DOSTU
Hüseyin Mahli, yeni dönemde Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinin gerilebileceğini çünkü Obama'nın yardımcısı Joe Biden'ın Kürtleri sevdiğini ve Irak'ın çözüme kavuşması için 3'e bölünmesi fikrini savunduğunu söyledi.
Mahli özellikle ABD'nin Irak'tan hiçbir zaman çekilmeyeceğini de iddia etti.
YENİ DÖNEMDE TÜRK-ABD İLİŞKİLERİ
Obama ile birlikte yeni dönemde özellikte, PKK konusunda Türkiye'ye destek verilmeye devam edileceğini görüşünde olan Aslı Aydıntaşbaş, 'Ancak DTP konusunda Bush kadar sessiz olmayacağını ve DTP'yi kapatmama yönünde Türkiye'ye söylemde bulunabilir' dedi.
Yusuf Özcan ise Obama döneminde Kürtler'in bölgelerinde biraz daha serbest hareket edebileceklerini ancak bundan ileri gidemeyeceklerini Obama yönetiminin de bunu göreceğini söyledi.
OBAMA SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMINI TANIYACAK MI?
Doğu Ergil, bağlayıcılığı olmayan bir kararın Türkiye'yi bağlayamayacağını söyleyerek, siyasetçilerin bu konuyu oturup tartışarak aşacaklarını görüşünü dile getirdi.
BÜYÜK ORTADOĞU PLANI ÇÖPE ATILMIŞTIR
Programın tüm konukları artık bu konunun çöpe atıldığını ve Obama döneminde gündemden kalkacağı görüşünde birleştiler.
Sitemizde ki linkleri yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir! Sizde hemen Kayıt olun veya kayıtlıysanız hesabınıza Giriş yapın!
_________________ ''Körler elele tutuşsalar da, sonu ya bir uçurum, ya da bir çukurdur.”
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız