Üye ol
Kurtlar Vadisi Pusu KurtlarVadisi Pusu :: Başlık görüntüleniyor - dini hikayeler.......
 

  SSS   Arama   Üye Listesi   Kullanıcı Grupları  Profil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   Giriş 

dini hikayeler.......
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Kurtlar Vadisi Pusu KurtlarVadisi Pusu Forum Ana Sayfa -> Konu Dışı -> İslam & İnsan
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
PearL-GraiN
Yönetim
<b>Yönetim</b>


Kayıt: Jul 05, 2007
Konum: ne önemi var!...

MesajTarih: Prş Ağu 07, 2008 22:05    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder


Allah beni affeder mi?

İsrâiloğulları zamanında bir kişi vardır ki,

Fâsık olup, her işi günahtır.


Ama bir gün pişman olur.

Tövbe etmek ister günahlarına.


Kendi kendine;

“Günahım pek çoktur. Tövbe etsem,

Allahım affeder mi?”

diye düşünür.

Gidip sorar bir âlime:

- Doksandokuz kişi öldürdüm. Tövbe

etsem kabul olur mu?

- Hayır, kabul olmaz!

deyince,

kızar, onu da öldürür.


Gider, başka bir âlime sorar:

- Yüz kişiyi öldürdüm. Tövbem

kabul olur mu?

O alim;

- Evet, kabul olur. Ama sen terket

bu diyarı. Falan köye git.

İnsanları iyidir,

der.


Sevinip,

Hemen tövbe eder ve o köye doğru

yola çıkar.

Ama yarı yolda ömrü biter,

vefat eder.


Azab melekleri ile

rahmet melekleri

rûhunu almaya

gelirler.


Ama anlaşamazlar.

Zîra iki taraf da;

- Bu mevtâ bize âittir,

demektedir.

Hak teâlâ hazretlerine

arz ederler.

- İki tarafı ölçün. Nereye daha yakın?

buyurur.

Ölçerler.

İyi köye, bir karış daha

yakındır.

Durum anlaşılır.

Rûhunu

rahmet melekleri

alır.





Öyle yapacağına...

Kureyş müşriklerinden birinin,
Peygamber Efendimizden
“sallallahü aleyhi ve sellem”
az alacağı vardı.

Ödeme gününe henüz üç gün varken,
gelip dayandı kapıya.

Efendimizin “aleyhisselâm” yanında
hazret-i Ömer de vardı.

Peygamber Efendimiz “aleyhisselâm”
kapıya çıktığında, müşrik,
ukala bir tavırla;

- Ey Abdülmuttalip oğulları! Siz borcunuzu
niçin vaktinde ödemezsiniz acabâ?
diye hakater etti.

Efendimiz “aleyhisselâm”,
her zamanki gibi
sükût ettiler.

Lâkin
hazret-i Ömer “radıyallahü anh”,
elinde olmadan gadaplandı.

Ve ağır şekilde azarladı adamı.

Ama bu davranışı,
Efendimiz “aleyhisselâm”
beğenmediler.

O adam gidince,
hazret-i Ömere dönüp;

- “Yâ Ömer! Öyle yapacağına, bana,
borcumu daha önceden ödememi,
ona da, alacak isterken insanca
davranmasını söyleyebilirdin”
buyurdular.

Hazret-i Ömer, yaptığına
pişman olmuştu.

Özür diledi
Peygamber Efendimizden
“sallallahü aleyhi ve sellem”.



alıntıdır
_________________
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
PearL-GraiN
Yönetim
<b>Yönetim</b>


Kayıt: Jul 05, 2007
Konum: ne önemi var!...

MesajTarih: Cmt Eyl 06, 2008 14:09    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

Bir balıkçı hikâyesi

Fakir bir adam, oltayla balık tutuyordu ki,
O yerin hükümdarı, buna yaklaşıp,

- Oltana ilk takılan şey ne olursa, sana,
onun ağırlığınca altın
vereceğim,
dedi.

Biraz sonra oltaya,
ortası delik bir kemik
takıldı

Hükümdar;
- Ne yapalım, şansın bu kadarmış,
dedi.

Ve o garibi sarayına götürüp;
- Bu balıkçıya, elindeki kemiğin
ağırlığınca “altın”verin!
diye emretti.

- Başüstüne sultanım!
dediler ve
ortası delik kemiği
terazinin bir kefesine koydular.

Öbür kefesine de
altın liralar
koymaya başladılar.
Bir, beş, on, yirmi, elli, yüz...

Hayret! Kemiğin bulunduğu kefe,
yerinden oynamıyordu.

Halbuki görünüşte,
Bir iki tane altını
zor tartardı.
Altın koymaya devam ettiler.
Kefe doldu taştı,


Ama
kemiğin bulunduğu kefe
bir milim bile oynamadı
yerinden.
- Bunda bir sır var,
dediler.

Ve bir bilge kişi çağırıp;
- Bu işin sırrı nedir?
diye sordular.


Bilge kişi, kemiğe şöyle bir bakıp;
- Bu kemik, açgözlü bir insanın göz çukurudur.
Bunu tartmak için, hazineyi koysanız
yine tartamazsınız.
dedi.

Ve ekledi:
- Çünkü bu doymaz. Bunu ancak
“bir avuç toprak
doyurur.

Hemen öbür kefeye,
bir avuç toprak
Koydular.
Kefe, ânında yukarı
kalktı.

_________________
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
GoodNessAngel
Sitenin Sultanı
<b>Sitenin Sultanı</b>


Kayıt: Apr 28, 2007
Konum: Ne sen sor..! Ne de ben söyliyeyim..!

MesajTarih: Cmt Eyl 06, 2008 14:17    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder


vayy cok güzelmis ,paylasim icin tesekkürler
_________________

MECHUL SANIK..!
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Ruzgar_izi



Kayıt: Nov 25, 2007

MesajTarih: Sal Eyl 09, 2008 4:03    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ebu Müslim-i Saftar, evliyanın büyüklerindendi. Bir gün gemi ile yola çıktı. Yanında çok kimseler de vardı. Aniden ters yönden bir rüzgar çıktı. Dalgalar yükseldi. Gemi batacak gibi oldu. Gemide olan yükü denize attılar. Yardım istediler.

Ebu Müslim diyor ki:
Bizimle beraber gemide kim olduğu bilinmeyen bir köylü vardı. Yanında bir mushafı vardı. Oradan kalktı ve mushafı elinin üzerine koydu ve şöyle yalvararak dua etti: (Ya Rabbi! Eğer bir kimsenin elinde dünya sultanından bir mektup bulunursa, hiç kimse ona saldıramaz, zarar veremez, belalardan emin olur.) Mushafı kaldırdı ve (Ya Rabbi! Bu senin kitabındır, bunu bize verdin. Ellerinde senin kitabın bulunan kullarını suda boğmak keremine yakışmaz. Bizi tehlikeden kurtar.)


Derhal dalgalar döndü ve deniz süt liman oldu ve sağ salim gittik.

_________________

bir şiirin içine sığındım, ayrılıklar dinince haber verin..
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
PearL-GraiN
Yönetim
<b>Yönetim</b>


Kayıt: Jul 05, 2007
Konum: ne önemi var!...

MesajTarih: Pzr Ekm 05, 2008 9:31    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

Kızım, süte su kat!


Hazret-i Ömer “radıyallahü anh” bir gece şehri dolaşıyordu ki, bir evden konuşmalar duydu.

Anne - kız münakaşa ediyorlardı. Kızım, süte biraz Su kat! - Hayır anne, katmayalım. Kat diyorum sana!

Lütfen anneciğim. Helâl kazancımıza “haram” karıştırmayalım! Hiç olmazsa bir ölçek kızım. Anneciğim bunun azı da haramdır. Hem halîfe, “Sütlere su katmayın!” demiyor mu?

Kızım bu gece vakti Halîfe bizi nerden görecek? O görmese de, Allah görüyor ya anneciğim. Kadın bir şey diyemedi.
Haklısın kızım, diye mırıldandı. Hazret-i Ömer “radıyallahü anh” duymuştu bütün bu konuşmaları.

Ertesi sabah, doğruca o eve gidip çaldı kapıyı.Kadın, eşikte Halîfe’yi görünce; “Eyvah! Geceki konuşmalarımızı duyduysa yandım!”diye geçirdi içinden.Korkuyla kekeledi: Bu... buyurun efendim.

Hazret-i Ömer “radıyallahü anh” içeri girip; Ey hanım! Dün gece kızınla olan konuşmalarınızı duydum. Kızının konuşmaları hoşuma gitti.Allahın emriyle, kızını oğluma istemeye geldim buyurdu. Ve o kız, Hazret-i Ömer’in “radıyallahü anh”gelini oldu.

İşte Ömer bin Abdülaziz “rahmetullahi aleyh”bu mübarek hanımın torunudur.



Gerçekten Peygambersen…

Kureyş müşrikleri,Peygamber Efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” huzuruna geldiler bir
gece.
Aralarında Ebû Cehil kâfiri de vardı. Yâ Muhammed! Gerçek Peygambersen, şu gökteki “Ay”ı ikiye ayırıver. dediler

Ayın ondördüydü ve Ay, “tepsi” gibi yuvarlaktı. Efendimiz “aleyhisselam”; Bunu yaparsam îman eder misiniz? diye sordu.

Hepsi bir ağızdan; Evet, tabii, iman ederiz, dediler. Bunun üzerine, mübârek parmağını kaldırıp, “Ay”a işâret etti. Ay ikiye ayrıldı. Bir parçası doğuya, öbür parçası batıya gitti.

Bir müddet öyle durup, sonra birleştiler. Bunu, gözleriyle gördü müşrikler.Efendimiz “aleyhisselam” O müşriklerin isimlerini tek tek sayıp;

- Şâhit ol ey filân! Şâhit ol ey filân! diye seslendiler. Müşrikler şaşkındı. Dışardan Mekke’ye gelenlere sordular. Dışarı adamlar gönderip, sordurdular. Herkes görmüştü bu büyük mûcizeyi Peki inandılar mı?
Hayır!

Eh, büyüklerimiz; “Îman etmek, nasîb işidir” buyuruyor ya. İşte misali.



Bugün birşey öğrendim.

Bâyezid-i Bistâmî hazretleri, “kuddise sirruh” büyük Evliyâdandı.

Henüz küçük yaşında, annesi mektebe verdi Onu. Bayezid, bir gün, erken geldi mektepten.

Annesi merak etti: - Hayrola oğlum. Neden erken geldin? Duânı almak için anneciğim.
Kadıncağız daha da meraklandı: Daha açık söylesene oğlum. Bu gün, hocamdan çok mühim bir şey öğrendim anneciğim.

Ne öğrendin yavrum? Anneye hizmet etmenin kıymetini öğrendim. Söyle, ben de öğreneyim oğlum. Hocamız söyledi. Allahü teâlâ; “Bana ve annenize itâat ediniz!”
buyuruyormuş. Yâ, ne güzel.

Anneciğim, ne olur, Duâ et de, sana hakkıyla hizmet, Rabbime de hâlisane ibâdet
edebileyim. Annesi, el kaldırıp; Yâ Rabbî, oğlumu, bu güzel muradına kavuştur! diye dua etti.

İşte bu duâ ile “Yükselmenin yolları”açıldı Ona. rahmetullahi aleyh

_________________
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ruzgar_izi



Kayıt: Nov 25, 2007

MesajTarih: Pts Ekm 27, 2008 3:44    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

Hazreti ömer (r.a) kendisine ölümü hatırlatmak üzere birini tutmuş idi. Bu zaat hergün hazreti ömera(r.a)’a gelir, ÖLÜM var ya ömer der hatırlatır gider idi. Hazreti ömer birgün aynada sakalına ak düştüğünü görünce tutmuş olduğu zaat’a artık sana hacet kalmadı sakalımdaki ağırtılar bana ölümü hatırlatıyor diyerek o kişiyi azad etti.


Hz. Osman (ra), bir kabrin üzerinde durunca sakalı ıslanıncaya kadar ağlardı. Kendisine: "Cenneti ve cehennemi hatırladığın vakit ağlamıyorsun, fakat kabri hatırlayınca ağlıyorsun!" dediler. Bunun üzerine: "Çünkü Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kabir, ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir." Hz. Osman devamla Resulullah (sav)'ın şu sözünü de nakletti: "(Ahiret aleminden gördüğüm) manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildi!" [Rezin şu ziyadeyi kaydetti: "Hani der ki: "Hz. Osman (ra)'ın şu beyti inşa ettiğini işittim: "Eğer ondan necat buldunsa, büyük musibetten kurtuldun. Aksi halde senin kurtulacağını hayal etmem."


Kaynak: Tirmizi, Zühd 5, (2309)

_________________

bir şiirin içine sığındım, ayrılıklar dinince haber verin..
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ruzgar_izi



Kayıt: Nov 25, 2007

MesajTarih: Pts Ekm 27, 2008 14:32    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Gönder

En büyük şükrü, en büyük nimete yapmalıyız, o da iman nimetidir. Bağdat’ta, bir duvarın dibinde bir adam görürler, gözleri ama, el ve ayak felç, yüzü cüzzamlı, ama sürekli olarak Rabbine hamd ve şükrediyor.

Bir adamın dikkatini çekmiş ve ona sormuş Rabbimizin senin üzerinde hangi nimeti var ki şükrediyorsun, halin belli...vesselam

Diyor ki: En büyük nimete ben kavuştum. Kalbime kendi sevgisini doldurmuş, bunu çok az kuluna, sevdiği kullarına verir, beni de seviyormuş ki bana da ihsan eyledi.

Bu dünyanın cennetidir, bunun tadını, tadanlar bilir, tarif edilemez.

_________________

bir şiirin içine sığındım, ayrılıklar dinince haber verin..
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Hercai
[ιη¢є ѕızıм]
[ιη¢є ѕızıм]


Kayıt: Apr 19, 2007

MesajTarih: Cum Ksm 07, 2008 13:10    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder


Hz.Aişe, Peygamberimizle yeni evlenmişti.Eşinin kendisini sevip sevmedigini merak etmekteydi,ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdigini…Hz.Aişe bu düşüncesini Peygamber Efendimizle konusmadan edemedi.

“Ey Allah’ın Resulü,beni seviyor musun?”

“evet,Ya Aişe tabi seviyorum!”


Aişe dahasını da merak ediyordu,acaba nasıl seviyordu?Hemen sordu:

“beni nasıl seviyorsun?”

Peygamberimiz sevgi şeklini tanımladı eşine;

“kördüğüm gibi.”

bu cevap Hz. Aişe’yi cok sevindirdi,çünkü kördügüm açılamazdı.Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti.

Alacagı cevap onu çok mutlu ettigi için,Hz. Aişe sık sık sorardı:


“Ey Allah’in Resulü, kördüğüm ne alemde?”

Peygamberimiz,Hz.Aişe’yi memnun eden cevabı verirdi her defasında:

“ilk günkü gibi…”

_________________
''Körler elele tutuşsalar da, sonu ya bir uçurum, ya da bir çukurdur.”
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Kurtlar Vadisi Pusu KurtlarVadisi Pusu Forum Ana Sayfa -> Konu Dışı -> İslam & İnsan Tüm zamanlar GMT +2 Saat
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3
3. sayfa (Toplam 3 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
Forums ©
Kurtlar Vadisi Dizisi adı altında açtığımız bu site Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin Fan Sitesidir.
Web sitemiz PHP-Nuke (©2003) kodlarına sahiptir.PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
Sitemiz hakkında tüm görüş ve önerilerinizi info@kurtlarvadisidizisi.net adresine yazabilirsiniz.
Kurtlar Vadisi Pusu Pana Film′e Ait Tescilli Markadır.
KVP GooglePuller Pusu Haberler Sitemap Sitemap1 Sitemap2 Sitemap3 Sitemap4