Tarih: Çrş Ekm 29, 2008 7:55 Mesaj konusu: Kurtuluş Savaşı kağnıları, belgesel oluyor
Kurtuluş Savaşı kağnıları, belgesel oluyor
Kurtuluş Savaşı'nda taşıdıkları cephane ve mühimmatla tarih yazan kağnılar, belgesel film olacak. Emekli Albay İsmail Özdilek 'Kağnı Komutanlığı' adını verdiği filmi için sponsor arıyor.
Kurtuluş Savaşı'nda önemli hizmetler veren 'kağnılar' asker kökenli bir yönetmenin belgesel filmine konu oluyor. Filmin yönetmeni emekli Albay İsmail Özdilek, cephane sevkiyatında kullanılan kağnılar için Kurtuluş Savaşı döneminde 'Kağnı Komutanlığı' adı altında özel bir birlik teşkil edildiğini belirtiyor. Bu komutanlığın askerî literatüre, ilk kez 8 Ağustos 1921'de girdiğini anlatan Özdilek, o dönemde her ilde 250 kağnıdan oluşan 'Kağnı Komutanlığı' bulunduğunu söylüyor. Söz konusu çalışmasını ilk önce kitap olarak yayınlayacak Özdilek, filmi için de sponsor arıyor.
Özdilek, İstiklal Harbi döneminde İstanbul'dan ve diğer bölgelerden deniz yolu ile gelen cephanelerin, Karadeniz'deki Yunan ve İngiliz donanmasından kaçmak için kıyıyı takip ederek İnebolu'ya getirildiğini hatırlatarak, "O dönem İnebolu ve Kastamonu ordunun ikmal merkezidir. Mustafa Kemal, 'Gözüm Sakarya'da, Dumlupınar'da, kulağım ise İnebolu'da' diyordu. Devamlı savaşlar sonucu ordumuzun lojistik dediğimiz erzak, malzeme, ulaşım, silah ihtiyacı had safhaya ulaşmıştı. Meclisimiz bu ihtiyaçları halkından temin için Tekalif-i Milli Yasası'nı çıkardı.
Kağnı arabaları bu kapsamda kullanılmaya başlandı." diyor. O dönemde ordunun geri hizmetleri ve ikmal faaliyetlerinin deve kolları, katır kolları ve kağnı kolları vasıtasıyla sağlandığını hatırlatan Özdilek şöyle konuşuyor: "Kağnılar, iki tekerlekli basit şekilde yapılmış birer yük arabasıydı. Bunları öküzler ve mandalar çekerlerdi. Kağnıların hep birden çıkardıkları inilti ta uzak yerlerden işitilirdi. İnebolu'dan cephaneyi alan Kağnı Komutanlığı, 10 gün süren bir yolculuktan sonra Kastamonu'ya getirir teslim eder ve boş olarak İnebolu'ya dönerdi." Kağnıların bir saatte 5 kilometre yol kat ettiklerini de hatırlatan Özdilek, "Delikanlıların çoğu cephede düşmanla savaşta olduklarından kağnıları kadınlar sürerlerdi. Onları da hapishanelerden çıkarılıp vatan hizmetine verilmiş askerler korurdu. Kağnıları süren kadınlarımız kendi yiyeceğini çıkınında, hayvanının yemini de torbasında taşırdı." diyor.
Sitemizde ki linkleri yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir! Sizde hemen Kayıt olun veya kayıtlıysanız hesabınıza Giriş yapın!
Çok güzel bir çalışma olacağını umut ediyorum.Artık ülkemizde bizim tarihimizi ,şanlı Türk tarihini anlatacak diziler, sinemalar ve belgeseller çekilmeli.Bize onun bunun iğrenç hayatı lazım değil,bize kimin kiminle yediği nanelerde lazım değil.Bize Türk'ün şanlı şerefli tarihi lazım.Bu konuda çok sinirliyim ahlaksız magazin dünyasıyla,iğrenç eğlence programları,seviyesiz aşağılayıcı Türk dizileri ile ve aptalca yarışmalarla Türk insanları uyutuluyor.Dizilerin geneline bakın hepsinde aynı konu,ya evli erkek aldatıyor yada kadın hep aynı aldatma,hep gençleri kötü şeylere özenti var dizilerde. _________________ ''Körler elele tutuşsalar da, sonu ya bir uçurum, ya da bir çukurdur.”
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız